Kayıtlar

Temmuz, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hamsun (1996)

Resim
Norveçli yazar Knut Hamsun'un yaşamının yaşlılık dönemini, İkinci Dünya Savaşı'nda Naziler'i destekleyişini, savaş sonrasında yitirdiği itibarını geri kazanmak için verdiği mücadeleyi, ailesi ve eşiyle ilişkisini anlatıyor bu güzel eser. Filmin başrolünde Max von Sydow yer alıyor.

Hamsun (1996) filmi yazarın Hitler ile görüştüğü bir bölüm de içeriyor. Artık seksenli yaşlarını aşmış önemli bir edebiyatçı olarak savaş sonrasında yarı mahkûm şekilde yargılanmayı bekleyişi ve mahkeme önünde yaptığı konuşmayla açıkça hem düşüncelerini hem hatalarını dile getirişi de filmin önemli bölümleri arasında yer alıyor.

Hamsun eşi ile çalkantılı ve kopuk yıllar yaşamış olsa da hayatının sonuna doğru eşiyle tekrar bir araya gelir ve itibarları zedelenmiş iki hayat arkadaşı birbirlerinden güç alırlar.

Yazarın önemli eserlerinden biri olan Açlık'tan uyarlanan bir diğer film için: Sult (1966)

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0116480/

Filmden bir kesit: https://twitter.co…

To Live and Die in L.A. (1985) Los Angeles'ta Yaşamak ve Ölmek

Resim
To Live and Die in L.A. (1985) filminde federal ajan Richard Chance, en yakın dostu ve ortağı Jimmy'nin ölmesine sebep olan -eski ressam, yeni kalpazan- Eric Masters'ı suç üstünde enselemek için her şeyi dener.

Sahip olduğu tarz, dönemin atmosferini yansıtan müzikleri ve başkarakterinin, ortağının öcünü almak uğruna kanun adamlığından çıkışını anlatan To Live and Die in L.A. (1985) filmi heyecan verici ve kaliteli bir eser. Eserde kanunun izinde olması gerekirken paranın izini takip eden karakterler de yer alıyor. İnsanlar ölse de şehirdeki düzenin ya da düzensizliğin bir şekilde akışında devam edişi ve tüm olayları kaplayan şehrin yarattığı motifle film daha da güzel bir hal alıyor.

Yönetmen William Friedkin tıpkı The French Connection (1971) filminde olduğu gibi bu filminde de mükemmel takip sahneleriyle eserin aksiyonunu ve heyecanını katlamayı başarıyor. Hatta eserdeki bazı kovalamaca sahneleri ve manzaralar insana GTA San Andreas oyununu hatırlatıyor.

Eserde Eric Masters&…

Who's Afraid of Virginia Woolf? (1966) Kim Korkar Virginia Woolf'tan?

Resim
Edward Albee'nin aynı adlı oyunundan uyarlanan Who's Afraid of Virginia Woolf? (1966) filminde orta yaşlarının sonlarına yaklaşmış bir evli çiftin ilişkisine bir gece vakti konuk oluyoruz.

O geceki partide tanıştıkları genç bir çifti de konuk eden Martha ve George alkolün sürekli arttığı gecede ilişkilerine, geçmişlerine ve zayıf noktalarına gittikçe daha derinden yaklaşırlar.

Başrollerini Elizabeth Taylor ve Richard Burton'ın paylaştığı Kim Korkar Virginia Woolf'tan (1966) filminin çekildiği zamanlarda bu iki önemli oyuncu gerçek hayatta da evliymiş.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0061184/

Filmden bir kesit: https://twitter.com/hergunbirsanat/status/1155906553431638018


Cabaret (1972) Kabare

Resim
Hikâyesi Nazilerin yükselişiyle beraber ilerleyen Cabaret (1972) filminde bir kabarenin yıldız oyuncusu Sally ile saf bir karakter olan Brian'ın aşkını müzik dolu dakikaların içerisinde izliyoruz.

Kabare hayatının ve Sally'nin renkli kişiliğinin daha da ilginç ve çekici kıldığı eser Nazi çılgınlığına maruz kalan insanların dramına da yer verirken müzikli ve eğlenceli anlatımını da koruyor.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0068327/


Le feu follet (1963)

Resim
Çevresi tarafından sevilen ve kendisini seven pek çok kadın bulunan Alain Leroy'un içine girdiği bunalımlar, yaşamını ve etrafında süregiden yaşamları sorgulayışı anlatılıyor Le feu follet (1963) filminde.

Bir süre boyunca içinde yaşadığı çevreden uzak kalarak alkol tedavisi gören Alain iyileşmesine rağmen kaldığı klinikten ayrılmak istememektedir. Bir gün, geçmişte yakın ilişki içinde bulunduğu insanları görmeye gider ve onları ziyaret eder. Arkadaşları tarafından yakın ilgi gören Alain yine de aradıklarını bulamaz ve bunalımlarından kurtulmak konusunda sorunlar yaşar.

Eserin atmosferine daha da anlam ve derinlik katan Erik Satie'nin notalarıyla film daha da güzel bir hal alıyor.

Bu Louis Malle filminde Jeanne Moreau da küçük bir role sahiptir.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0057058/

Filmden bir kesit: https://twitter.com/hergunbirsanat/status/1155158578820526085


Höstsonaten (1978) Güz Sonatı

Resim
Ingrid Bergman'ın canlandırdığı Charlotte, Liv Ulmmann'ın canlandırdığı kızı Eva'yı ziyarete gelir ve şimdiye etki eden geçmişe dair etkileyici bir yüzleşme yaşarlar.

Ailesini ihmal eden ve ailesinden uzakta yaşamış bir kadın olan Charlotte, çocukları Eva ve Helena'ya ek olarak eşinin yaşamında da ne gibi acılara yol açtığını acı bir şekilde öğrenir.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0077711/


The Cove (2009) Koy

Resim
Gençliğinde yunus eğitmenliği yaparak Flipper (1964-1967) adlı diziyle beraber yunus gösterilerinin popülerleşmesine katkıda bulunmuş olan Richard O'Barry aradan geçen sürede yunusların gösteri ve etleri için avlanmalarının vardığı korkunç boyutları fark edip hayatına bununla mücadele etmeye adayan bir aktiviste dönüşmüştür.

The Cove (2009) belgeselinde Richard O'Barry ve aktivist arkadaşları Japonya'nın Taiji kentinde yapılan yunus katliamlarını deşifre ediyorlar. Bunun yanı sıra Koy (2009) belgeseli Japonya'nın uluslararası alanda ve hatta kendi ülkelerinde bu katliamı sakladıklarını da anlatıyor. Yunusların özelliklerine ve maruz kaldıkları vahşetin onlara nasıl zarar verdiği de izleyicilere aktarılıyor The Cove (2009) belgeselinde.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt1313104/


Hair (1979) Saç

Resim
Vietnam Savaşı'na katılmak üzere kasabasından büyük kente giden bir genç burada bir grup hippi ile arkadaş olur ve hayata farklı bir pencereden bakmaya başlar.

Hair (1979) filmi özgürlük, renklilik, otoriteye başkaldırı, savaş ve silah karşıtlığı gibi 60'ların önemli düşüncelerini müzikal bir tarzla çok güzel bir şekilde anlatıyor.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0079261/


Michael Clayton (2007)

Resim
Büyük bir avukatlık şirketinde çalışan orta yaşlı Michael Clayton şirketin önemli müşterilerinin işlerini halletmek için kullanılan bir aracıdır. Avuktalık yapmak isteyen ancak ona verilen aracılık görevinde yerinde sayan ve hâlâ ekonomik olarak güçlü durumda olmayan Michael Clayton büyük bir şirketin insan sağlığına zarar veren büyük bir açığını tespit eden Arthur'u kontrol altında tutmaya çalışır.

Paranın, büyük paraların döndüğü ve sağlık, insan faydası, yanlış ve doğru gibi ayrımların yerine gücün yanında yer alıp güçle adalet yaratmaya çalışan bir düzene karşı koymaya çalışanların safındaki Michael Clayton'ı kişisel hayatındaki sorunlarla beraber izliyoruz eserde.

2007 yapımı filmin başrolünde çok iyi bir performans sergileyen, görünüşü ve oyunculuğuyla güven veren, bir karakter yaratmayı başaran karizmatik George Clooney yer alıyor.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0465538/

Filmden bir kesit: https://twitter.com/hergunbirsanat/status/1153404801285337090


Le retour de Martin Guerre (1982) Martin Guerre'in Dönüşü

Resim
16. yüzyılda geçen ve gerçek bir olayı anlatan Le retour de Martin Guerre (1982) filminde kocasının bırakıp gittiği Bertrande yıllar sonra eşine kavuşur. Ancak bir sorun vardır; acaba dönen gerçekten Martin Guerre midir?

Geçtiği çağın yaşamını, adalet ve düşünce anlayışını da başarıyla yansıtan ve başrolünde muhteşem oyunculuğuyla Gerard Depardieu'nün yer aldığı Martin Guerre'in Dönüşü (1982) filmi gerçek suçlunun kim olduğunu ve asıl iyinin ne olduğunu sorgulatıyor izleyicisine.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0084589/


They Shoot Horses, Don't They? (1969) Atları Da Vururlar, Değil Mi?

Resim
Yıllardan beridir düzenlenen dans maratonuna katılan, katılmak zorunda bırakılan fakir insanlar kısa aralıklar dışında günlerce partnerleriyle beraber dans ederek 1500 dolarlık ödülü kazanmak için yarışırlar.

They Shoot Horses, Don't They? (1969) filmi televizyonun işleyiş mantığını, gösteri dünyasının iç yüzünü ve kapitalist sistemi mükemmel bir şekilde anlatıyor.

Dans maratonunun organizatörünün seyircileri çekmek ve heyecanlandırmak için yaptığı konuşmalar, hamleler; yoksul insanların sözde büyük ödülü kazanma umutları ve aslında gerçek dünyanın hızlandırılmış ve belirgin bir simülasyonu içerisinde vazgeçenler, isyan edenler, reddedenler bir arada bir boğa güreşi, bir gladyatör dövüşü, bir insanlık suçunu izletirler suçlular arasında yer alan biletli seyircilere...

Atları Da Vururlar, Değil Mi? (1969) filmindeki gibi sert ve distopik bir atmosfer yaratıp, bir mahkumiyet dünyasını anlatan bir diğer film için Punishment Park (1971).

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title…

Jason and the Argonauts (1963) İason ve Argonautlar

Resim
Mitolojideki Altın Post'un Aranışı hikâyesini kendisine konu alan eserde İason'un maceradan maceraya koştuğu zorlu bir yolculuğa konuk oluyoruz.

Jason and the Argonauts (1963) mitolojik bir hikâyeyi filme dökülmesi, mitolojik kahramanları özellikleriyle beraber bir arada görmemiz ve fantastik bir dünyayı filmleştirerek anlatmasıyla eski zamanlara ve eski öykülere doğru bir yolculuğa çıkarıyor bizleri.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0057197/


Görselden Azra Erhat'ın Mitoloji Sözlüğü'ndeki ilgili maddeyi okuyabilirsiniz.



Suspiria (1977)

Resim
Amerika'dan Almanya'ya bale eğitimi için giden genç bir kadın yatılı olarak kaldığı okulda garip olaylarla karşılaşır.

Sahip olduğu dekor, renk kullanımı gibi öğelere ek olarak çekimleriyle de etkileyiciliğini arttırıp atmosferini güçlendiren Suspiria (1977) iyi bir korku filmi.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0076786/


Searching for Bobby Fischer (1993) Bobby Fischer'ı Ararken

Resim
Amerika'nın çıkardığı tek dünya satranç şampiyonu olan Bobby Fischer'ın hayatıyla beraber yeni dünya şampiyonunu çıkarmak isteyen bir ülkenin satrançseverlerinin varis olarak gördüğü potansiyel yeteneklerden biri olan 7 yaşındaki Josh Waitzkin'in satranç macerası bir arada anlatılıyor.

Birden aklıma daha önce hiç satrançla ilgili bir film izlemediğim ve bu konuda yapılmış iyi filmler olabileceği geldi ve bu konuda araştırma yaparak Searching for Bobby Fischer (1993) adlı bu güzel eserle tanıştım. Bobby Fischer'ı Ararken (1993) filminde ebeveynlerin, çocuklarının çocuk olduğunu unutup onları birer yarış atına ve kazanmaya odaklı piyonlara dönüştürmeye çalışmalarının ne kadar yanlış bir yaklaşım olacağı da çok güzel bir şekilde anlatılıyor.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0108065/


Aaahh Belinda (1986)

Resim
Başrolünde Müjde Ar'ın yer aldığı Aaahh Belinda (1986) filminde tiyatrocu bir kadının ilk defa bir reklamda oynamasıyla beraber reklamın yarattığı hayali dünyanın içerisinde kendisini buluvermesi anlatılıyor. Filmdeki diğer önemli rolde ise Macit Koper yer alıyor.

Eğlenceli anlatımı ve reklama yönelik eleştirel bakışı ile son derece kıymetli bir Türk filmi; Atıf Yılmaz'ın Aaahh Belinda adlı bu eseri.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0278891/

Filmin izleme linki:



Kynodontas (2009) Köpek Dişi

Resim
İki kız ve bir erkek çocuğa sahip olan bir ailenin, çocuklarını ev ve bahçelerinden dışarıya çıkmalarının yasak olduğu bir dünyaya inandırarak yetiştirdikleri rahatsız edici bir hikâye anlatılıyor. Anne ve baba kendi hükümranlıkları altında (özellikle baba) çocuklarına kelimeleri farklı anlamlarla adlandırmaktan çocukların sorularını tamamen saçma bir şekilde cevaplamaya kadar kendi kurdukları bir dünyada evlatlarını adeta hapsediyorlar Kynodontas (2009) filminde.

Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos'un Yunanca olarak çektiği bu filmi özellikle Yunanca olmasından dolayı paylaşmayı tercih ettim. Yönetmenin diğer bazı filmlerinde de olduğu gibi ailenin neden böyle davrandığı sorusu mantıklı bir şekilde bu filmde de cevaplanmıyor. Ama farklı anlatım tarzı ve çarpıcı konusuyla değerli bir film olduğunu düşünüyorum Kynodontas (2009) adlı bu eserin.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt1379182/


Ses (1986)

Resim
Ege kıyılarında geçen Ses (1986) filminde 80 Darbesi döneminde hapse girip 6 yıl hapis yatmış ve işkenceye uğramış bir adamın özgürlüğüne kavuştuktan sonra bu dönemden kalma travmaların etkisinden kurtulamaması anlatılıyor.

Sahil kasabasına geri dönen başkarakter burada yöre halkıyla, balıkçılarla ve tatilcilerle yavaş yavaş ilişki de kurar. Başrolünde Tarık Akan'ın yer aldığı Ses (1986) filmi sade ve etkileyici anlatımı ile işkenceye uğrayan diğer mahkûmların da sesi olmayı başarıyor.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0457128/

Filmin izleme linki: https://www.youtube.com/watch?v=wip8nYx1SyI


Lola (1981)

Resim
İkinci Dünya Savaşı'nın 10 yıl kadar sonrasında, Almanya'da geçen filmde Fassbinder küçük bir kasabadaki yolsuzluklarla mücadele etmeye çalışan bir imar müfettişinin hayatını konu alıyor.

Temiz ve idealist müfettiş kasabanın genelevinin en popüler kadını Lola ile bir ilişki yaşar. Lola ise kasabanın önde gelen kapitalistlerinden müteahhitin gözdesidir. Filmin adının Lola olmasına rağmen film bence asıl olarak müfettiş Von Bohm'u anlatıyor; bunun da ötesinde, her ülkede görebileceğimiz rant uğruna çürümüş insanları ve bunlara karşı mücadele eden azınlığı anlatıyor.

Lola (1981) filminde renklerin kullanımı da esere ayrı bir güzellik katıyor. Film, yönetmenin BRD üçlemesinin son filmi olma özelliğini de taşıyor.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0082671/


Straw Dogs (1971)

Resim
Başrolünde Dustin Hoffman'ın yer aldığı, Criterion Koleksiyonu'nda da bulunan Straw Dogs (1971) adlı bu Sam Peckinpah filminde Amerika'dan İngiltere'deki bir kasabaya bir süreliğine gelen bir çiftin maruz kaldığı saldırılar anlatılıyor. (Bu saldırıların neler olduğunun detayına burada yer vermek istemedim. Aşağıdaki paragrafta biraz daha detay var. Filmi izlerken konuyu bilmeden izlemek beni daha memnun etti. Konuyu bilerek izliyor olsaydım birazdan olacakları tahmin etme zevkinden ziyade birazdan olacakları bekleme duygusu yaşayacaktım çünkü. Siz de ilkini tercih etmek istersiniz diye böyle bahsetmek istedim konudan.)

Straw Dogs (1971) filminde; kırsal yaşam, kadın ve erkek rolleri, muhafazakar bir kasabada yabancı konumunda yer almak, cinsel saldırganlık gibi olguların yanı sıra suçluların ikiyüzlülüğü, masumluk ve ilkel yollarla mücadele vererek tekrar iktidarını kanıtlamak gibi olgu ve olaylar çok iyi bir şekilde sunuluyor.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com…

Soylent Green (1973)

Resim
Bir romandan uyarlanmış olan Soylent Green (1973) filmi doğanın insanlık tarafından yok edildiği ve artık çöp kamyonlarının insan taşıdığı bir gelecekte, 2022 yılında geçiyor.

Yediğimiz ve tattığımız tüm gıdaların, içeceklerin aslında ne kadar kıymetli olduğunu sıkça düşündürten ve bunlardan mahrum olarak büyümüş bir polisi başrolüne olan Soylent Green (1973) adlı eserde Charlton Heston (polis) insanlardan saklanan bir gerçeğin peşine düşer bu distopik dünyada.

Filmin imdb profili: https://www.imdb.com/title/tt0070723/

Filmden bir kesit: https://twitter.com/hergunbirsanat/status/1146111075739418624