Kayıtlar

Şubat, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Uzak (2002)

Resim
Daha önce bloğumda hiç Nuri Bilge Ceylan filmi paylaşmamıştım. Geçen günlerden birinde Kış Uykusu'nu yeniden izlemiştim. Dün de Bir Zamanlar Anadolu'dayı yeniden izledim. Tersine bir gidişle, Uzak'ı da yeniden izlemek istedim. İklimler'i atlasam da o filmini de seviyorum. Aslında, Üç Maymun hariç tüm filmlerini çok seviyorum Ceylan'ın. Sevdiğim filmlerinde doğallık, gerçekçilik, sadelik, izleyiciye kendi hislerini yaşaması için zaman bırakması ve bolca empati duygusu kurma şansı tanıması beni memnun ediyor. Belli bir amaçla uğraşmaması ve karakterlerinin konuşurken takılması, duraksaması sevdiğim başka yönleri.

Yukarıda saydığım filmlerinden daha az bilindiği ve sevdiklerim arasında yer aldığı için paylaşmayı tercih ettiğim Uzak filmine gelecek olursak; kasabasındaki fabrikanın kapanmasından dolayı İstanbul'daki akrabası Mahmut'un yanına, şehirde iş aramak amacıyla giden Yusuf'un bu yeni hayata uyum sağlamaya çalışması, çektiği yabancılıklar bizlere gös…

Bir İzleyicinin Gözünden: Altyazı Çevirilerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Resim
Çevirmenlerin birçoğunun amatör bir ruhla, bunu bir hobi ve zevk olarak görüp yaptıkları altyazı çevirilerinde, bazen dikkat etmedikleri olumsuz noktalar olabiliyor. Bir izleyici olarak gözlemlerimden yola çıkarak bu konu hakkında çevirmenlerin daha dikkat etmesini umduğum noktalara dikkat çekmek istedim. Belki okuyan kişilerde yazılanlara dair bir fikir kalabilir, çeviriler daha ideal hale gelebilirse buna katkı sağladığım için sevinirim. Burada yazdıklarımın bazılarını bizzat çevirmenlere ilettiğim, hatta bir çeviri forumunda, tahammülsüzlük yüzünden kovuluncaya dek anlatmaya çalıştığım olmuştu. Detaylı anlatımıma geçmeden önce, idealist bir şekilde dilimize nitelikli Türkçe altyazılar kazandıran tüm çevirmenlere bir izleyici olarak teşekkür etmek istiyorum.

Zaten Maddi Kazancım Yok

Öncelikle, bir çevirmen ''ben zaten bu filmi hiçbir maddi çıkar gözetmeden çeviriyorum'' diye çevirisine yaklaşarak bir filme altyazı hazırlamamalı. ''Ben zaten fedakarlık yapıyoru…

Stranger Than Paradise (1984) Cennetten de Garip

Resim
Macaristan'dan New York'a gelen Eva bir süreliğine akrabası Willie'de kalır. Burada Willie'nin arkadaşı Eddie'yle de tanışır. İlk yarım saati sadece ev içinde geçen filmde Willie ve Eddie'nin serseri hayatına tanık oluruz. Eva ise halası ile yaşamak üzere Cleveland'a gider. Bir yıl sonra Eva'yı ziyarete giden iki kafadar arkadaş burada güzel vakit geçirirler ve dönerken Eva'yı da yanlarına alırlar. Stranger Than Paradise (1984) filminde üç kafadar, özgürce seyahat eder ve absürt bir arkadaşlık yaşarlar.

Filmin imdb profili: http://www.imdb.com/title/tt0088184/


Siyah Beyaz Mahkeme Filmleri Seçkisi (1957, 1959, 1960, 1961, 1962)

Resim
Geçtiğimiz günlerde 12 Kızgın Adam filmini yeniden izledim ve bunun üzerine dayanamayıp çok sevdiğim diğer mahkeme filmlerini de izlemeye koyuldum. 1957 ve 1962 yılları arasındaki beş yıllık dilimde çekilmiş bu altı muhteşem filmi bir seçki olarak sunmak istedim. Her ne kadar bu mahkeme filmleri arasından dördü Imdb En İyi 250 film listesinde yer aldıkları ve oldukça meşhur oldukları için denk gelinmeleri, bulunmaları nispeten kolay olsa da ben yine de bir kez daha göz önüne getirmek istedim.

Taslak olarak hazırlayıp, detaylarını unuttuğum filmleri yeniden izledikçe içini doldurduğum bu seçkinin ilk adı ''mahkeme filmleri'' idi. Sonra ''mahkeme filmleri seçkisi'' olarak değiştirdim. Son olarak da ''siyah beyaz mahkeme filmleri seçkisi'' adını uygun gördüm. Çünkü birçok yerde, aralarında buradaki bazı filmlerin, hatta hepsinin bile bulunabileceği listelere ulaşmak mümkün. Ancak o listelerle kendi listemi kıyasladığımda benim listemin daha…

Bir Filme, Eski Olduğu İçin Burun Kıvırmak

Resim
Sinema sanatının çok kısa bir tarihi olsa da on binlerce eseriyle hem hızla büyüyor hem de birçok açıdan gelişiyor. Sinemaya, televizyonda denk gelinip de izlenen filmler, eğlenmek için gidilen salonlar, popüler konulara hakim olarak hakkında konuşulabilecek bir şeyler elde etmek ya da öylesinelikle bakan kimi insanlarda zaman zaman gördüğüm bir davranış şekli mevcut. O da, bir filme, eski olduğu için burun kıvırmak.

Özellikle, en yeniye, yeni sunulana, tüketilmesi gerektirilen filmlere maruz kalan ve bunlara karşı eleştirel bir tutum geliştirememiş insanlar savunmasız bir şekilde sadece en popüler, en çok konuşulan, etrafta en çok görülen filmlere yönelme eğilimi duyuyorlar. Söz gelimi, 1990 yapımı bir film kimi insanlar için eski film değil mi o ya gibi sözler edebilmeye neden oluyor. Çok daha eski filmlerse kimi zaman görüntü kalitesinin çok düşük olacağını zannetmekten ya da o kadar eski filmlere karşı zaten hiçbir duygu tatmamış olduklarından söz konusu bile olmayan filmler arası…

Nasıl Sinema Arşivi Oluşturulur?

Resim
Paylaştığım bazı filmler için zaman zaman nasıl bulabilirim, nasıl izleyebilirim gibi sorularla karşılaşıyorum. Bu konuda sinema ilgililerine yardımcı olabilmek adına bu yazıyı yazmaya karar verdim.

İzlemek istenilen filmi, adını internete yazıp ardından izle kelimesini ekleyerek bulmak mümkün. Ancak bazı filmleri, özellikle az rağbet görenleri, az izlenenleri, yapım tarihi eski olanları bulmak bazen zor bir hal alıyor ya da hiç bulunamıyorlar. Bir kere izlenip beğenilen bir filmin yeniden izlenmek istenebileceği ya da o filmin yönetmeninin diğer filmlerinin de izlenmek istenebileceği düşünüldüğünde her seferinde film adını internete yazarak o filmi aramaktansa filmleri bilgisayarda arşivlemek çok daha kullanışlı ve güzel bir eylem.

Sinema Kütüphanesi

Nasıl ki insan evinde kütüphane olmasından, okuduğu kitaplara yakın olmaktan, onları açıp kurcalayabilmekten, elinin altında hemen ulaşmaktan zevk duyar, mutlu olursa bu durumun bir benzeri sinema kütüphanesi için de geçerli. Film arşivi …

İletişimsizlik Üçlemesi (1960-1961-1962) L'avventura, La Notte, L'eclisse

Resim
İtalyan sinemasının büyük yönetmenlerinden Michelangelo Antonioni'nin İletişimsizlik Üçlemesi'nde kadın erkek ilişkilerinin modern dünyadaki zayıflığına dair örnekler görüyor, temasını çok güzel işleyen üç farklı hikayeye konuk oluyoruz. Hikayeler birbirlerinin devamı olarak değil, temaları açısından bir bütünlük taşıyorlar.

L'avventura (1960) Macera

Zengin sınıfa mensup kadın ve erkek karakterler arasında geçen filmde bir grup arkadaşın bir yat gezintisiyle adalara açıldığını görüyoruz. Mevcut ilişkilerin zayıflığını ve kopukluğunu izlerken Sandro ile ilişkisi bulunan Anna'nın birdenbire ortadan kaybolmasıyla hikaye değişiyor. Anna ile bağı kopmak üzere olan Sandro artık Anna'nın bir arkadaşı olan Claudia ile ilgilenmeye başlar. Her iki kadının da Sandro'nun yarattığı güvensizlikten dolayı bunalımlar yaşadığı L'avventura (1960) filmi Sandro'nun kendisini affettirmek için mi yoksa güven vermezliğinden dolayı kendisiyle hesaplaştığı için mi bilemediğimiz …

Patlamış Mısır Sineması

Resim
İzlediği filmleri genellikle kendi başına ve ev ortamında izleyen biriyimdir. Zaman zaman sinemada film izlediğim de oluyor. Yakın zamanda bir sinema salonunda Loving Vincent filmini izlemeye gittim. Burası, tekelleşmiş büyük bir şirketin bir işletmesi olmaktan ziyade ticari kaygıları ağır basmayan, nitelikli filmler yayınlayan bir sinema.

Hitap ettiği izleyici kitlesi biraz daha bilinçli ve nitelikli filmlere daha çok eğilimi olan bir kitle olsa da orada da patlamış mısır satışı yapıldığını gördüm. Garipsemiştim. Oraya yakıştıramamıştım. Sinema salonlarının kantinlerinde sıkça rastlanan hatta bir gelenek, bir kültür haline dönüşmüş olan patlamış mısır...

Patlamış mısır sineması diye bir tabir kullanılabilir. Muhtemelen kullanılıyordur da zaten. Böylesi bir sinema anlayışı tüketime dayalı, bir filmden eğlence, heyecan, aksiyon, cinsellik, belli bir son bekleyen bir izleyici yaklaşımının yansıması olabilir. Gelgelelim benim gittiğim sözde biraz daha kaliteli sinemada da bu durumun bir …

Bir Filmi Yeniden İzlemek

Resim
Son günlerde sevdiğim bazı filmleri yeniden izledim. Bir filmi yeniden izlemek tıpkı bir kitabı yeniden okumak durumunda olduğu gibi insana başka başka güzellikler yaşatıyor. Hele ki üzerinden hatrı sayılır bir zaman geçmişse...

Zaman zaman, izlediğim bazı güzel filmleri, okuduğum bazı güzel kitapları, gittiğim bazı güzel oyunları ya da hayatta bizzat öznelerinden biri olarak yaşadığım bazı güzel anları hatırlar, özlerim. Nostaljiyi severim. Yaşanan bir güzelliğin tekrar yaşanabileceğini hatta daha da güzel bir şekilde yaşanabileceğini düşünürüm.

Geçmişteki mevcut birikimlerim, düşüncelerim ve hayata bakış açımla izlediğim bazı filmleri şimdiki birikimlerim ve bakışlarımla yeniden izlediğimde daha önce duymadığım, görmediğim, düşünmediğim bazı şeyler çıkar ortaya. Bunda bana özellik çok acayip bir yan da yok açıkçası. Eğer üzerinden yeterince zaman geçmişse hemen hemen her insan yeniden izlediği bir filmde başka güzellikler ve başka düşünceler bulabilir.

Kimi zaman, çok sevdiğim filml…

Le mystère Picasso (1956) Picasso'nun Gizemi

Resim
Daha çok Le salaire de la peur (1953) Dehşet Yolcuları, Les diaboliques (1955) Şeytanlar gibi filmleriyle tanınan Fransız Sineması'nın önemli isimlerinden Henri-Georges Clouzot belgesel türündeki bu filminde yalın bir gerçekçilikle Picasso'nun nasıl resim çizdiğini bizlere gösteriyor.

Le mystère Picasso (1956) toplamda sadece birkaç dakikalık konuşmanın geçtiği, onun dışında bizleri güzel müzikler eşliğinde Pablo Picasso'nun çizimleriyle baş başa bırakan bir belgesel. Yönetmen ve Picasso kendilerini oynuyor.

Filmin imdb profili: http://www.imdb.com/title/tt0049531/


Pauline à la plage (1983) Pauline Plajda

Resim
Éric Rohmer'in Altı Ahlak Hikayesi adlı film dizisinden Claire'in Dizi filmini ve Maud'la Bir Gece filmini daha önce bloğumda paylaşmıştım. İzlenmesi gereken sanat filmi yönetmenleri arasındaki Rohmer ahlak hikayelerinden çok daha sonra çektiği bu filminde de felsefi derinliği olan bir ahlak hikayesini bizlere sunuyor.

Pauline à la plage (1983) filminde bir tatil kasabasında yaz tatillerini geçirmek için bulunan ergenlik dönemindeki Pauline ve orta yaşlı kuzeni Marion bir gün sahilde Marion'un eski bir arkadaşı olan Pierre ile karşılaşırlar. Hemen ardından, Pierre'ın uzak bir arkadaşı olan Henri ile de tanışırlar. Bu dört kişinin arasında geçen filmde aşk, tutku, sadakat, ahlak gibi kavramlar cinsiyetler ve mensup olunan yaşlar bakımından irdelenmektedir.

Filmin imdb profili: http://www.imdb.com/title/tt0086087/